Sen Ölünce Kim Ağlar?

“Evlat, doğduğunda tüm dünya gülümserken sen ağlıyordun. Öyle bir yaşam sür ki öldüğünde tüm dünya ağlıyorken, senin yüzünde gülümseme olsun” mu? Yoksa “Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar” mı? Ben ölünce kim ağlar bilmiyorum, ancak yaşarken daha mutlu olmak adına sizlere Robin Sharma’nın “Sen Ölünce Kim Ağlar?” kitabını şiddetle öneriyorum.

Bu kitabı okuyana kadar, kişisel gelişim kitaplarına karşı olmasam da, pek de sıcak bakmayan birisiydim. Tatilde, annemin kütüphanesinde gezinirken elime denk gelen bu kitap, bu konudaki fikrimi tamamen değiştirdiği gibi, okuduğum günden beri kendimi gerçekten daha mutlu hissetmemi sağladı.

Kitap, her biri 1-2 sayfadan oluşan 101 küçük öneriyi sizinle paylaşıyor. İçlerinde ünlü yazar ve düşünürlerden harika alıntılar da (quote) barındıran bu öneriler, kitap okumaktan haz almayanlar için bile kolay okunabilirlik sağlıyor. Elbette değişim kolay değil, kimse bir günde sizden %100 değişmenizi beklememeli. Ama günlük %1’lik değişimler, zaman içerisinde %100’e yaklaşıyor. Gördüğünüz değişim hoşunuza gittikçe, değişmek için daha çok çaba sarf edebiliyorsunuz.

Ha, önceden olduğum kişiden memnun değil miydim? Tabii ki memnundum, şimdi yine memnunum. Ancak, dışarıdaki dünyayı değiştirebilmek için, önce iç dünyamızı değiştirmeye başlamamız gerektiğini söyleyip, arkadaşlarım arasında alay konusu olmayı göze alıyorum.

Gün gelip, susmuşların arasına katıldığınızda nasıl hatırlanmak isterdiniz? Ben daha iyi hatırlanmak ama öncelikle daha iyi yaşamak için kitaptan aşağıdaki 10 maddeyi öncelikli olarak uygulamaya koydum. Becerebildiğim ve kendi anladığım kadarıyla sizinle de paylaşmak istedim.

 

1. Anı Defteri Tut

Bu benim yıllarca deneyip sonunda başarabildiğim bir şey. Günün sonunda, kendinizle baş başa kalıp günün muhasebesini yaptığınız anı defteriniz, sizin için aslında neyin önemli olduğu sorusunun cevabını barındırıyor. Sadece yaşadığınız olayları değil, onlardan çıkarttığınız dersleri de içeriyor. Geri dönüp baktığınızda hem zaman içindeki gelişiminizi, hem de geçmişte sizin için can sıkan konuların, aslında o kadar da önemli olmadığını, sizin kaleminizden size anlatabiliyor anı defterleri.Anı Defteri

Hem, kitapta yazdığı gibi “eğer hayatınız yaşamaya değerse, yazmaya da değerdir”.

Yazmayı atladığınız günler elbet olacak, ama bunların birikip hepten bu alışkanlığınızı silip atmalarına izin vermeyin. Benim önerim, her gün aynı saatte, birkaç cümle de olsa bir şeyler karalamanız. Yazdıkça açılıyor zaten insan.

 

2. Endişe Molası Programla

Gün içerisinde sizi endişelendiren konuları aklınıza geldikçe bir kağıda yazın ve sonra “unutun”, kendinizi yemeyi bırakın. Daha sonra, günün belirli bir saatini sadece o kağıtta yazanları düşünmek için ayırın.

Böylece hem boşuna kendi kendinizi yemeyi bırakarak daha verimli bir gün geçirmeniz mümkün olacak, hem de endişelerinize zamanı geldiğinde gerçek anlamda konsantre olabilecek, çözümleri varsa bulabileceksiniz. Zaten çözümü olmayan bir şey için de endişe etmenize gerek olmadığını zaten biliyorsunuz değil mi? O sadece “olacaktır”.

Bu maddeyi ilerideki bir madde ile kombine ettiğinizde, daha da etkili sonuçlara ulaşabiliyorsunuz –birazdan okuyacaksınız.

 

3. Mabedine Özen Göster

İnironmangilizce’den direkt çevirince kulağa komik geliyor. “My body is my temple” (vücudum mabedimdir) sözü, bizde karşılığını “sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur” ile buluyor. Bir hekim olarak bunun doğru olduğunu söyleyebilirim, ama bunu deneyimleyen bir kişi olarak altına imzamı atarım.

Bu maddeyi okuduktan sonra haftada 3 gün düzenli spor yapmaya karar vermiştim. Şimdi triatlona hazırlanıyorum 🙂 Üstelik ilk başlarda kendimi spor yapmak için zorlarken, şimdi bir antrenmanım bittiğinde, ertesi günkü antrenmanımı iple çeker oluyorum, haftada 5-6 gün.

Kendimi daha dinç, daha güçlü ve hayata daha “hakim” hissediyorum. Eh, nasıl hissediyorsan, öyledir zaten değil mi?

Eskiden, “spor yapanlar daha uzun yaşıyor, ama hayatlarını uzattıkları süreyi zaten spor salonlarında geçiriyorlar” diye dalga geçerdim. Şimdi kitapta yazdığı gibi, “spora vakit ayıramayanlar, ileride hastalıklara vakit ayıracaktır” diyorum.

 

 

4. Sabah Erken Kalk

Bu daha önce de deneyip, beceremediğim bir madde. Ancak uygulamaya başladığınız günden itibaren farkı görüyorsunuz. Etrafta huzurlu bir sessizlik hakimken, siz normalde kalktığınızdan daha erken kalkıp, günlük rutininize girişmeden önceki saat veya saatleri tamamen istediğiniz gibi, kendinize ayırabiliyorsunuz. Bir anda günler sanki 30 saat olmuş gibi hissedebiliyor insan.

Diyelim ki normal uyanma vaktiniz 7. Öyle illa ki bir anda sabah 5’te kalkmaya başlamanıza gerek yok. Önce 06:30’u deneyin bir süre, sonra 06:00 … Sevdiklerinize ayırdığınız vakitten de çalmadan nereye kadar inebiliyorsanız inin. İlk başta belki zorlanacaksınız, ama yemin ediyorum farkı göreceksiniz.

 

5. Teşekkür Notları YazTeşekkür Ederim

Bir şeyden memnun kalmadığımızda rahatlıkla şikayet ederiz. Hatta memnun kalsak bile yine de eleştirilecek bir noktasını bulmakta pek zorlanmaz, bunu da genelde kendimize saklamayız. Ama teşekkür etmek -hele ki yazılı olarak bunu gerçekleştirmek- çok azımızın yaptığı bir şey. Ancak nadir bulunan taşlar gibi, yazılı teşekkür notları vermek bir o kadar da değerli.

Yazılı teşekkür notları sayesinde, memnuniyetinizi karşı tarafa net bir şekilde belirtmekle kalmıyor, bu notu yazma zahmetine girerek onlara değer verdiğinizi de göstermiş oluyorsunuz. Bunun bir artısı da, teşekkür ettiğiniz kişiden daha sonra tekrar yardıma ihtiyaç duyduğunuzda, daha da iyi sonuçlarla karşılaşmak olacaktır.

Bu arada, notlarınızı e-posta olarak değil, mümkünse el ile yazdığınız kartlarla iletin.

 

6. Sevgi –banka- Hesabı Aç ve Günlük Yatırım Yap

Büyük işler yoktur, sadece büyük bir sevgiyle yapılmış küçük işler vardır”. Başkalarına karşı şefkatli olmak ve onlar için iyilikte bulunmak, harika bir şekilde sizin de daha iyi hissetmenizi sağlar. Bu sebeple hayali bir sevgi hesabı açıp, gün içerisinde sevdiklerinize “güzellikler” yaparak bu hesabı besleyin.

Mesela eşinize ortada görünür bir sebep yokken çiçek alın –sizinle evlenmiş ya, daha ne?, ya da günlük hayatın hızından çok sık görüşemediğiniz kardeşinize bir sürpriz yapıp güzel bir yerde öğle yemeği yiyin, olmadı sokakta karşılaştığınız birinin yükünü taşımaya yardımcı olun –tabi bunu dikkatle yapın ki yok yere dayak da yemeyin 🙂

 

7. Çocuklarınla Daha Fazla Zaman Geçir

Bu biraz özel bir madde, çünkü bu yazıyı okuyan herkesin çocuğu yok. Ama dilerim isteyen herkes bir gün çocuk sahibi olur, çünkü bu gerçekten anlatılacak değil yaşanacak bir mutluluk. Aslında zaman o kadar hızlı akıp gidiyor ki, günlük telaşlarla yaşamın birer mucizesi olarak görmemiz gereken çocuklarımıza yeterince zaman ayıramayabiliyor, onlara gerekli sabrı çok görebiliyoruz. Neyse, benden ziyade Sharma kitabında oğlundan bir babalar gününde aldığı, üzerinde oğlunun el izinin bulunduğu kartta yazanları bizimle paylaşarak bu konuyu net bir şekilde ortaya koyuyor:

Bazen cesaretin kırılıyor çünkü ben çok küçüğüm. Daima mobilya ve duvarların üzerine parmak izlerimi bırakıyorum. Ama her gün büyüyorum, bir gün yetişkin olacağım ve tüm o küçük parmak izleri silinip gidecek. İşte bu son el izim. Böylece ben küçükken ellerimin nasıl göründüğünü hatırlayabilirsin”.

Oh?!!

 

8. Üç Kapı Testi’ni Uygula (Gerçek? Gerekli? Nazik?)

Benim için uygulaması en zor maddelerden biri, ama en etkililerinden de biri. Birine sinirlendiğinizde serinkanlılığınızı koruyabilmek –ki her sinirlendiğimizde bunun altında bir korkunun yattığını öğrendiğimden beri uygulamak daha kolaylaştı diyebilirim.

Sinirlenince içinden 10’a, 100’e hatta 1000’e kadar sayanlar biliyorum. Sharma daha efektif olabilecek bir yöntem daha paylaşmış bizimle, 3 kapı testi. Kadim bilgeler, söyleyecekleri söz sadece bu 3 kapı testini geçerse konuşurlarmış.

1. Kapı: Bu söz gerçek mi? Gerçekse;

2. Kapı: Bu söz gerekli mi? Gerekliyse;

3. Kapı: Bu söz nazik mi?

Özellikle kızdığınız zamanlarda kendinize hakim olmak istiyorsanız, bu 3 kapı testi işinizi görecektir. Söyleyeceğiniz sözün aynı zamanda gerçek, gerekli ve nazik olmasıyla birlikte karşınızdakini kırması pek mümkün olmayacaktır. Böylece bir sinir anında yapılacak yanlış bir eylem, söylenecek yanlış bir sözden uzaklaşmış olacaksınız.

Benim çok sevdiğim bir Çin atasözü var, “If you are patient in one moment of anger, you will escape a hundred days of sorrow”, meali: “Bir kızgınlık anında sakin kalabilirsen, 100 günlük üzüntüden kurtulursun”.

 

9. Hayali Yönetim Kurulunu Oluştur

İşte buna bayılıyorum. Karşılaştığım herhangi bir problemi çözmek, ya da plan yapmak için bu konuda usta olan ya da farklı bakış açılarına sahip kişilerle fikir teatisinde bulunabilmek. Hem de bu kişilerin ölü ya da diri olmasının gerekmemesi, hatta herhangi bir tanışıklık gerekliliğinin de olmaması. Einstein ile Atatürk’ü, Shakespeare ile Stephen Hawking’i, babamla birlikte aynı masaya oturtmak, ve problemlerimi çözmek üzere çalışmalarını izlemek…

Hayır, “şizo”ya bağlamadım 🙂 Sadece olaylara bakış açımızı değiştirebilmek adına süper bir egzersiz tavsiyesinde bulunuyorum. “Acaba Einstein bu soruna nasıl yaklaşırdı?” diye düşünmeye başladığınız an, cevabı bulabilmek adına attığınız kıymetli bir adım olabilir. Ben yönetim kurulumu, 2. Maddede belirttiğim endişe molalarımda aktif olarak kullanıyorum. Bu egzersizin işe yaradığı kadar, eğlenceli olduğunu da belirtmek isterim.

Bakış açısı değişir, her şey değişir.

kahramanlık kütüphanesi

 

10. Kahramanlık Kütüphanesi Oluştur

Burada hayatta bize yol gösterebilecek, ufkumuzu genişletecek kitaplardan oluşan bir kütüphaneden bahsediyorum. Elbette keyifle zaman geçirmek, dizi izlemekten daha faydalı bir aktivite yapmak için okuduğumuz enfes kitaplar var. Ancak bunlar dışında büyük, gerçekten büyük insanların –ki bu büyük insan kavramı herkes için farklılık gösterebilir- biyografileri, ders çıkartılacak tarih kitapları, kişisel gelişime katkı sağlayan her türlü kitap tercihinize göre bu kütüphanede yer alabilir.

Sharma’nın kütüphanesindekilerden bazıları:

Letters from a Stoic (Bir Stoacı’dan Mektuplar), Seneca

Meditations (Meditasyonlar), Marcu Aurelius

The Autobiography of Benjamin Franklin (Benjamin Franklin’in Otobiyografisi)

Siddhartha, Hermann Hesse…

Benim kütüphanem de yapım aşamasında olmakla birlikte, Robin Sharma’nın “Sen Ölünce Kim Ağlar?” kitabı ile birlikte; Nutuk (Mustafa Kemal Atatürk), The World as I See it (Benim Gözümden Dünya, Albert Einstein) ve Kur’an-ı Kerim (?), bu kütüphanede yer alan ilk 4 kitap.

Dilerseniz güne erken başladığınızda, kendi kahramanlık kütüphanenizden bir kitabı seçip, birkaç paragraf okuyarak, o günün daha verimli, daha başarılı ve daha mutlu geçmesine olanak sağlayabilirsiniz.

Yazımı buraya kadar sıkılmadan okuyanlara teşekkür ederim. Aslında kitaptan kendi adıma önceliklendirdiğim bir 10 madde daha var, sizlerden gelecek yorum ve mesajlara göre onları da paylaşabilirim. Bu sebeple yorumlarınızı esirgemezseniz sevinirim. İkinci 5 maddeye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. 

Ha bu arada, benim yazdıklarımla yetinmeyip kitabı da almanızı bir kez daha şiddetle öneririm.

 

sen olunce kim aglar

 

Görseller: cauldronsandcupcakes.com, mensfitness.com,
thateverydaygirl.com, fillingmyprayercloset.com, edebiyatdefteri.com

10 thoughts on “Sen Ölünce Kim Ağlar?

  1. Çok güzel bir paylaşım olmuş. Unutmaya başladığım öğretilerin bir kaçını hatırlattığınız için ayrıca teşekkür ederim 😉
    Diğer 10luyu da paylaşmalısınız.
    Ayrıca Sanıyorum ki sizde depresyona girmek üzere olan , üzgün birini görünce benim gibi ”Sen Ölünce Kim Ağlar” ı öneriyorsunuz 🙂

    • Yorumunuz için ben teşekkür ederim.
      Kısa bir süre sonra diğer 10’luyu da paylaşacağım, hakikaten insana kendisini iyi hissettiren bir kitap, dimağlar için anti depresan gibi 🙂
      Sağ üst taraftaki takip et butonuna tıklayarak yeni yazılar eklendiğinde haberdar olabilirsiniz.

  2. hocam yazdiklarinizi sikilmadan okudum cok tesekur ederim. ama okurken aklima bisey geldi ben zaten bu yazilanlari uyguluyorum dedim kendi kendime,benim yontemim daha farkli hepsi birada abdest namaz kuran. ne mutlu bana 😀

    • Teşekkür ederim. İman edenler için ruhun temizlenmesi ve kurtuluşu ancak ibadetle ve salih ameller işlemekle olacaktır.
      Bence Sharma ve diğer kişisel gelişim ile ilgili literatürün önerileri elbette ibadet etmenin yerini tutmamakta, sadece insanın bu dünya ile daha iyi başa çıkabilmesi için çeşitli araçlar sunmaktadır. Dolayısıyla bir tarafa yönelmek -yine bence- insanı diğerinden uzaklaştırmamalıdır.

  3. Pingback: Alçakgönüllülük ve Sessizlik Yemini | Aç Kuzu

  4. which, among other things, explains Canadians regardless of whether all their internet giant (ISP) functions Serious Packet Check up engineering or even DOTS PER INCH. ISPs work with DPI to think about just what purposes consumers are using to decide which kinds Strong bundle inspection (DPI) represents a brand new time in the story involving public command and, once more, we must problem often the politics associated with manage inserted inside engineering. Often the handle embedded throughout DOTS PER INCH deviates through the design regarding overpasses; DPI goes by way of program thereby the mode connected with control is far more substance as compared to concrete floor. Management doesn’t obstruct, yet prepares food by “increasing the chance of an preferred end result as an alternative to their definite determination” (Samarajiva, 1996, p. 129). The web shows up wide open even so the opaque computer software connected with deeply bundle assessment currently indistinctly settings World wide web traffic by softly helping all of our communications straight into rapid in addition to slow-moving lanes. [1] With this quick article I’m going recognize exactly what is significant with regards to DPI’s capacity to manage marketing and sales communications. I actually do consequently frist by own naming the size of this specific manage, next attracting their operation, and ultimately by means of estimating on the issues the idea techniques to be able to democratic culture.

  5. You happen to be rightIbrahim: Search having Yahoo and google this kind of motorist: winxp_Graphic controlled collection 945GMLit is fine excellent with the LG ELECTRONICS R400 notebook computer Please assist me to because my Wireless bluetooth is just not doing work. Previously it is has been performing these days following new installing of Windows XP its no longer working. Despite the fact that I possess experimented with frequently to run Bluetooth’s owners. Anybody may fix this challenge, i highly recommend you help me. We should be happy in order to in the sort. Regards, Younis

  6. Pingback: Olmak İstediğiniz Kişi Gibi Davranın | Aç Kuzu

Comments are closed.