Kimin Benden Hoşlandığını Nasıl Anlarım?

İnsan garip bir mahlukat. Başkalarını anlamayı bırakın, kimi zaman kendimizi anlamakta zorluk çekiyor, neyi, neden yaptığımızı kestiremiyoruz. Yine de erkekler kadınları anlamak için, kadınlar da diğerlerini anlamak için sürekli çaba harcıyor.

Peki insan psikolojisini ve ilkel içgüdülerimizi biraz daha iyi anlayabilseydik ne olurdu? Bu bilgiyi kendi yararımıza kullanıp, kendimizin, hatta başkalarının davranışlarını anlayıp, kontrol edebilmek mümkün olur muydu? İşte bu yazımda başkalarını ve kendimizi daha kolay anlamamızı sağlayacak veya bir mentalist edasıyla dünyanın egemen ırkı insanoğlunu yönlendirebilecek birkaç püf noktaya değineceğim.

 

  1. Kimler senden hoşlanıyor?

Facebook’taki fotoğraflarına kimlerin baktığını öğrenebilmek için servetinin yarısını vermeye hazır insanlar tanıyorum. Ama o iş öyle olmuyor maalesef. Sizden kimin hoşlanıp hoşlanmadığını anlamak online ortamda pek anlaşılamıyor, çünkü herkes burada rahatça olduğundan farklı davranabiliyor. Ama iş insanların offline olarak sosyalleştiği ortamlara gelince değişiyor.

Okulda, iş yerinde, bulunduğumuz sosyal ortamlarda birisi komik bir hikaye anlattığında, ya da komik bir olayla karşılaştığımızda gülerken nereye bakarız? Tavana? Yere? Camdan dışarıya?

Ben söyleyeyim, kendimizi o grup içerisinde kime en yakın hissediyorsak –ya da yakın hissetmek istiyorsak- farkında olmadan ona bakıyoruz. Bir sonraki arkadaş buluşmanızda bakın bakalım kim size daha yakın olmak istiyor ;).

kimin benden hoşlandığını nasıl anlarım

  1. Uçuş korkunuzu yenin!

Ey yumurtaya can veren Allah’ım insanların uçmasını istese onlara kanat takmaz mıydı?”. Bu soru, özellikle bindiğim uçak türbülansa her girdiğinde aklıma gelir dururdu eskiden. Uçma fobisi, uçak korkusu ya da uçuş belası, adına her ne derseniz deyin uçağa binen insanların çoğunluğunda az çok olan bir durum. Bunun altta yatan sebebi aslında bizlerin “kontrol manyaklığı” olsa da üstesinden gelmek için birçok yöntem var.

Bunlardan biri de yemek yemek! Evet, uçakların türbülansa girip, yerden 10 kilometre yükseklikte, saatte 800km hızla uçmaya çalışan o koca teneke kutunun içerisindeki insanların soğuk terler döktükleri anlarda, sakince bir şeyler yemeyi, en azından sakız çiğnemeyi deneyin. Kısa sürede biraz sakinleştiğinizi göreceksiniz.

Bir şeyler çiğnerken, beynimizin ilkel atalarımızdan kalan kısmı “Hmm, güzel güzel yemek yiyorum, demek ki tehlikede olamam” diye düşünecek ve gevşeyebilmenize olanak sağlayacaktır. Haa, iyice heyecanlanıp lokmanız boğazınızda kalırsa sorumluluk kabul etmem, karayolunu kullanın.

Sizi strese sokan diğer işlerde de sakız çiğnemeyi deneyebilirsiniz, stresinizi yenemeseniz bile en azından diş temizliğinize faydası olacaktır.ucak-korkunuzu-yemek-yiyerek-yenin

 

  1. İş görüşmelerinde başarılı olmak için…

10 dakika sonra, hayatınızda ilk kez göreceğiniz birisi ile yapacağınız görüşme, hayatınızın geri kalanını etkileyecek. Ne yaparsınız?

Peki, 10 dakika sonra, eski bir arkadaşınızla hayatınızın geri kalanını etkileyecek bir görüşme yapacaksınız. Ne yaparsınız?

Eğer iş görüşmesi için gittiğiniz kişiyi, eski bir arkadaşınızmış gibi kafanızda canlandırırsanız, üzerinizdeki stresi oldukça azaltmış, kendinize olan güveninizi de bir o kadar arttırmış olacaksınız. Çünkü tamamen yabancı olduğunuz, konfor alanınızın dışındaki bir ortamda değil, bir tanıdığın güvenli konfor alanında yer alıyor olacaksınız.

Ne? Ama o karşınızdaki gerçekten eski bir dostunuz değil mi? Kimi mi kandırıyorum? Davranışlarımızın olayların değil, bizim algılarımızın bir sonucu olduğunu söylemeyi atlamışım sanırım. Her zaman olayları yönetemeyebiliyoruz ama algımızı yönetmek tamamen bizim elimizde –tabii karşımızda bizim gibi birisi yoksa… Boşuna dememişler, “perception is reality” (algı gerçekliktir) diye. Algı, gerçeğin ta kendisidir.

Tek dikkat etmeniz gereken nokta, iş görüşmesi için odaya girerken “Kanka naber ya?” diyerek fazla laubali olmamanızdır.

is-gorusmelerinde-basarili-olmanin-sirri

  1. Sorularınıza daha detaylı cevap istiyorsanız, susun!

Birisine sorduğunuz soruya karşılık kısa, kaçamak cevaplar alıyorsanız ve daha detaylı cevaplara ihtiyacınız varsa ne yaparsınız? Karşınızdaki kısa cevabını verdikten sonra, göz temasını koruyup sustuğunuz sürece -cevaplayanın muhtemel psikopatik eğilimleri yoksa- verdiği yanıtın yeterince iyi olmadığını düşünüp size ister istemez daha detaylı bir cevap vermeye başlayacaktır.

Polislerin, zanlıların sorgusunda kullandıkları –ya da kullanmaları gereken- bu yöntem haricinde doğru soruları sorduğunuz kadar, soruları doğru sorduğunuzdan da emin olmalısınız. Evet/Hayır ile cevaplanabilecek sorular yerine, açık uçlu sorular sormak bunun ilk adımıdır. Ancak bu başka bir yazının konusudur.

Hem “söz gümüşse, sükut altındır” diye boşuna denmemiştir elbet.

 

  1. Ağlarken gülmek?

Bunu muhtemelen daha önce duymuş ama denememişsinizdir. Canınız çok sıkkın, yine bir Pazartesi sabahına uyanmışsınız, “çekilir iş mi yahu bu?” diye söylene söylene sıcacık yatağınızdan, kutupları aratmayan banyoya dalmışsınız.

Sabah rutininize dalmadan önce, yüzünüze sıkı bir gülümseme oturtmaya ne dersiniz? Şöyle en kocamanından, dişlerinizi göstere göstere sırıtın, gülün, teatral bir kabiliyetiniz de varsa hatta kahkaha atın! Çok kısa bir sürede gerçekten gülmeye başlayacaksınız, kendinizi sahiden de daha iyi hissedeceksiniz.aglarken gulmek

Bunun sebebi, duygularımızı dışa vuruş şeklimizin aynı zamanda duygu durumumuzu etkilemesinden kaynaklanmaktadır. Yani, canımız sıkkınken güldüğümüzde, beynimiz mutlu olmamız gerektiğini düşünüp, modumuzu hemen canlandırmaya yönelecek ve bir süre sonra sahte gülüşün yerini gerçek olan alacaktır.

Dolayısıyla bu bilgiye haiz olan partnerinizi bir pazartesi sabahı ayna karşısında hem ağlayıp, hem gülerken görürseniz bilin ki henüz delirmemiştir. Henüz…

Zaten gülmek de bulaşıcıdır, delilik gibi 🙂

 

Bu, www.ackuzu.com alan adına taşındıktan sonra yazdığım ilk yazı oldu. Umarım bunun gibi yüzlercesini daha sizlerle paylaşabilme imkanım olur. Sağ taraftaki “Takip Et” özelliğini kullanarak yayınlanan yazılardan ilk elden haberdar olabilirsiniz. E-posta adresinize gönderilen bağlantıya tıklayarak da ücretsiz üyeliğinizi onaylamanız gerekiyor. Spam yollayan taş olsun 🙂

2 thoughts on “Kimin Benden Hoşlandığını Nasıl Anlarım?

  1. Merhaba, yazılarınızı keyifle takip ediyorum, yeni adresinizin de hayırlı olmasını dilerim.

    Bu yazınızdaki 5. madde ile ilgili bir sorum olacak, gülerken ağlamak ya da ağlarken kendimizi güldürmeye başlamak mümkün evet, peki bu durumu başka duygudurumlarımıza yansıtıp, bir davranış değişikliği ile diğer duygularımızı da kontrol altına alabilmemiz mümkün müdür? Bununla ilgili örnek verebilirmisiniz???

    Teşekkürler, sağlıcakla kalın.

    • Yorumunuz için teşekkür ederim. Sorunuzun cevabı evet, mümkün. Farklı kişisel telkin yöntemleri kullanılabileceği gibi, bazı farkında olmadığımız basit hareketler bizim sadece duygularımızı değil, onların şekillendirdiği düşünceleri de değiştirebilir. Dilerseniz bunu bir sonraki yazımın konusu yapayım, herkesle paylaşmış olalım.

Comments are closed.