Hayatı Kolaylaştıracak 9 Bilgi

I. Bölüm: Kaybedilen zaman geri gelmez.

Çoğumuzun tatilden gelip işbaşı yapmaya başladığı, ya da yaz rutininden çıkıp, kış döngüsüne hazırlandığı bu günlerde hayatımızı kolaylaştıracak birkaç bilgi edinip bunları uygulamak yararlı olabilir diye düşündüm –aferin, pek iyi etmişsin.

Bu arada yeni alışkanlıklar edinmenin ve hedefler koymanın en iyi zamanı bana göre sadece yılbaşı değil. Sonbaharın başlangıcı da tam olarak benim için aynı işi görüyor, bunda çoğunuzun olduğu gibi yıllar süren eğitim sürecinin etkisi büyük. Eskiden eylül gelince okullar açılırdı, şimdi iş –yeniden- başlıyor, değişen çok bir şey yok aslında 🙂

Bazısını duyup unuttuğunuz, kimisini uygulamaktan çekindiğiniz ve birkaçını hiç duymadığınız hayatınızı kolaylaştıracak 9 bilginin en yaygını ile başlayalım:

 

1. Pareto Prensibi ( 80’e 20 kuralı)

Birçok olay için, gerçekleşen etkilerin %80’i, sebeplerin %20’sinden kaynaklanır –nasıl yani?

Pareto bu sonuca İtalya’daki toprakların %80’inin, toplumun %20’sinin kontrolünde olduğunu fark ettiğinde varmış. Günümüzden birkaç örnek vermek gerekirse:

– Satışlarınızın %80’i, müşterilerinizin %20’sinden gelir (satıcıyım deyip, bunu bilmeyen yoktur, olmamalı)

– Kârınızın %80’i, harcadığınız zamanın %20’sinde kazanılır

– Dünyadaki –maddi- zenginliğin %80’i, nüfusun %20’sinin kontrolündedir

Özetle, elde ettiğiniz değerin %80’i, yaptıklarınızın %20’sinden geliyor. Öyleyse, yaptıklarınızın çoğu düşündüğünüz kadar yararlı ya da gerekli olmayabilir…

Bunun ayırdına vardığınızda, birçok gereksiz işe vakit harcamak yerine, size gerçekten değer katan, mutluluk veren işlere odaklanabilirsiniz.

Örneğin her sabah gazetelerin 3. Sayfa haberlerini okuyup bunalmak yerine, bu blogu okumayı alışkanlık edebilirsiniz 🙂 Ya da, iş yerindeki takım arkadaşınızla bir işi 10 e-posta mesajı ile çözmeye çalışmak yerine, bir telefonla veya bir kahve eşliğinde beş dakikada halledebilirsiniz.

Kaybedilen Zaman Geri Kazanılamaz

Kaybedilen zaman geri kazanılamaz

 

2. Parkinson Kanunu

Herhangi bir iş, onun yapılması için ayrılan süreyi doldurma eğilimindedir.

Sonuç: Birçok işi düşündüğümüzden daha kısa sürede tamamlayabiliriz. Öyle ki, bir işi tamamlamak için ne kadar çok zaman ayırırsak, gözümüzde o kadar büyür, tamamlaması da o kadar zaman alır. Hatta bu tip işleri ertelemek gibi bir huyumuz da varsa, ızdırap olur, insanın yaşama arzusunu bile kemirir hale gelebilir.

O zaman üzerinde çalıştığınız bir proje planını 1 haftada tamamlamak yerine, o iş için kendinize sadece birkaç saat ayırın. Böylece çözümün etrafında dolanmak yerine, direkt çözüme odaklanmış olursunuz –hmm, “çözüm odaklı”, CV’ye yazalım.

Aynı şeyi günlük hayatınıza da uygulayabilirsiniz “Pazar öğleden sonra evi temizleyeceğim” değil, “Pazar öğlen 1-2 arası evi temizleyeceğim” buna basit bir örnek olabilir. Tamam, sonuç her zaman daha uzun süre vakit ayırdığınızdaki gibi “mükemmel” olmayabilir, ancak Pareto Kuralı’nı hatırlarsak, kalan zamanımızı bize daha faydalı işlere ayırma şansımız olabilir.

 

3. “En Zoru En Önce Hallet” Kuralı –tamam bunu ben uydurdum

Hani o sabah işe ayaklarınız geri geri giderek varırsınız, kötü haber vereceğiniz bir müşterinize göndereceğiniz e-postayı erteler, aramak istemediğiniz ama aramak zorunda olduğunuz akrabanızın telefonunu tuşlarken parmaklarınız kırılıyormuş gibi gelir, ya da şu teze girişme işini hep dönem sonuna ertelersiniz.

Bir iş gözünüzde büyüdüğünde başlıca iki şey olur:

  1. Onu yapmayı ertelersiniz
  2. Erteledikçe gözünüzde daha da büyür, birinci adıma geri dönersiniz –paradoksa giriş dersimize hoş geldiniz!

Peki, o gözümüzde büyüyen işi, ilk önce, hiç ertelemeden yapsak ne olur? Sonuçta yapmak istemediğimiz bir görüşmeyi erteleyerek ondan kaçınamıyorsak, kendimize işkence etmek neden? Gün içinde veya daha uzun süreler keyifle bir şeyler yaparken, birden aklımıza gelen o işin keyfimizi kaçırmasına izin vermek neden?

İşte bu sebeple ben her yeni güne başladığımda, bana en zor gelen işi ilk önce, hiç ertelemeden yapmaya çalışıyorum. Buna ek olarak Parkinson Kanunu’nu da devreye sokunca, daha az sürede, daha az çaba harcayarak o “can sıkıcı” iş neyse yapıp kurtuluyorum. Eh, günün kalan kısmında da ne yapıyorsam ona daha rahat odaklanabiliyorum.

Sonuçta, sadece bu 3 bilgiyi günlük hayatımda uyguladığımda, daha çok işi daha iyi bir şekilde daha kısa sürede bitirip, başka şeylere odaklanabiliyor ya da en azından kendime zaman ayırabiliyorum. Siz de bu üçünü önümüzdeki ilk pazartesiden itibaren uygulamaya başlayın, sonuçlarını da gelip burada paylaşın. Ben yazıldığı kadar kolay olduğunu göreceğinize inanıyorum.

Artık ofiste “neden dolanıp duruyorsun, yapacak işin mi yok?” diyen baĞzı çalışma arkadaşlarım ile; beni sigara içmememe rağmen aşağıdaki Cafe’de otururken yakalayan sevgili genel müdürüm, nedenini anlayacaktır –ya da daha çok iş pazartesi günü inboximda beni bekliyor olacaktır 🙂

“Çok uzun oldu okuyamadım” diyenler olacağından kalan 6 maddeyi önümüzdeki günlerde ekleyeceğim. Bu sırada sizlerden ricam, bu yazıyı aşağıdaki paylaş butonunu kullanarak fayda göreceğine inandığınız kişilerle paylaşmanızdır. Yorumlarınızı da esirgemeyiniz, hepsi yayınlanmasa da mutlaka okunup cevaplanıyorlar.

Ben sözümde durdum. İkinci bölümü buradan okumaya devam edebilirsiniz.

5 thoughts on “Hayatı Kolaylaştıracak 9 Bilgi

  1. Pingback: Hayatınızı Kolaylaştıracak 9 Bilgi – 2. Bölüm | Aç Kuzu

  2. Pingback: Hayatımızı Kolaylaştıracak 9 Bilgi – 3. Bölüm | Aç Kuzu

Comments are closed.