Hayata Dair 3 Basit Kural

Biraz malumun ilamı gibi olacak ama adı gibi basit bu üç kuralı uygulamak, her zaman o kadar basit olmayabiliyor. Yine de kimi zaman hepimizin içine düştüğü atalete mahkumiyet hissini yenmek için bilmek ve uygulamakta fayda var. Tabii yeterince cesur olanlarımız için…

 

1. “Hayatta istediğinizin peşinden koşmadıkça onu elde edemezsiniz.

“İyi şeyler, iyi insanların başına gelir” değil mi? Değil. Bugün çok başarılı görünen ya da en azından istediğini elde etmiş insanların, bu istekleri kendiliğinden gerçekleşmedi. Pop kültürün bize sunduğu yüzler bile belli bir çabanın ardından bulundukları yere geldiler. Bana inanmıyorsanız, başarılı kabul ettiğiniz kişilerin yayınlanmış biyografilerini okuyun.

Tabi bu kural “istediğinin peşinden koşunca onu mutlaka elde edersin” demiyor, “koşmadan olmaz” diyor, ona göre.

Hayata dair üç basit kural

2. “Sormazsan, cevap her zaman ‘hayır’ olacaktır.

Aynen öyle! Hayatımızı bir “acaba”lar silsilesi yerine daha net cevaplarla sürdürmek istiyorsak sormak zorundayız. Başkalarına soru sormak kimi zaman gerçekten cesaret isteyen bir durumdur. Ancak o soruyu sormadıktan sonra cevabımız her zaman “hayır” olacaktır.

Sorduğun zaman alacağın cevap da en fazla “hayır” olacağına göre, kaybedecek bir şey yoktur. Sorularınızı kendinize saklamayıp, muhattaplarına ısrarla sorunuz.

 

3. “İleri doğru adım atmazsan, hep aynı yerde kalırsın.

“Hadi ya?” dediğinizi duyar gibiyim. Basit demiş miydim bu kurallar? Evet, basit. Ama kimi zaman hayatta ilerlememek için yaptığımız onca gereksiz aktiviteyi size hatırlatmak istiyorum. Yabancılar buna “procrastination” derken, biz de “kaytarma” veya “erteleme hastalığı” diyoruz.

Maalesef hayatta hiçbir şey öyle kendiliğinden oluvermiyor. Oturduğunuz yerde kimse size gelip de “Oooo paşam siz süper bir insansınız, buyurun bu şirketimizin anahtarı, bu da son model arabanız. İşe arada sırada uğrasanız yeter, varlığınızı bilmek bize mutluluk veriyor” demeyecek. Böyle bir beklenti 1980 sonrası doğan kuşağın genlerine işlenmiş gözüküyor. O yüzden lütfen beklentilerimizi gözden geçirelim, gerekirse modifiye edip biraz daha düşük tutalım derim.

Mutluluğun formülü çok basit:

MUTLULUK = GERÇEKLER – BEKLENTİ

Ancak beklentilerimizi gerçeğe taşımak için de hedefimize doğru ilerlemek, hatta koşmak gerekiyor.

Şimdi söyleyin bakalım, gerçeklerle yüzleşecek cesaretiniz var mı?