Çocuğuma Nasıl Şurup İçiririm?

Tüm AçKuzu okurlarının çocuk sahibi olmadığını biliyorum, ancak insanları ikna etmenin enteresan bir yolunu öğrenmek istiyorsanız, okumaya devam edin.

Daha önce ağlarken, önce kendinizi zorla gülümsemeye iterek kısa sürede gerçekten daha iyi hissedip ağlarken gülmeye başlayabileceğinizden bahsetmiştim. Peki, bir konu hakkındaki olumlu ya da olumsuz düşüncelerinizi de benzer bir yöntemle, siz farkına bile varmadan değiştirebileceğinizi söylesem? Hatta bu etkiyi başkaları üzerinde de kullanabileceğinizi iddia etsem, ne dersiniz?

1980 yılı Amerika’sındayız, 72 üniversite öğrencisi deneğimiz var. Deneklerimiz yeni piyasaya sürülecek bir kulaklığın egzersiz esnasında yerinde durup durmadığını test edecekler. Bunun için deneklerimizi 3 gruba ayırıyoruz. İlk grup kulaklıktan gelenleri dinlerken kafalarını aşağı yukarı sallayacak. İkinci grup ise teybimizin içeriğini kafalarını sağa sola sallarken dinleyecekler. Son grubumuz ise kontrol grubu olarak dinlerken kafalarını hiç kıpırdatmayacaklar.

insanları ikna etmenin yolları

Deneklerimiz kulaklıklarını takıp Linda Ronstadt ve Eagles grubunun müziklerini dinlemeye başlıyorlar. Şarkılardan sonra mevcutta 587 Dolar olan üniversite harçlarının neden 750 Dolar’a yükseltilmesi gerektiğinden bahseden bir radyo programı da deneklere dinletiliyor.

Dinleme seansının sonunda katılımcılara kulaklıkların ses kalitesi ve kafa hareketlerinin buna etkisini sorgulayan bir anket veriliyor. Araştırıcıların esas öğrenmek istediği cevap ise anketin sonuna doğru sıkıştırılıyor: “Yıllık üniversite harçları sizce ne kadar olmalıdır?”.

Başlarını hareket ettirmeyen kontrol grubumuz ortalama 582 Dolar’ı uygun görüyor, ki bu da o zamanki mevcut okul harçlarına yakın bir değer. Kafalarını “hayır” der gibi sağa sola sallayan grup ise, sadece yeni bir kulaklığı test ediyor olduklarını zannetmelerine rağmen, herhangi bir artışa şiddetle karşı çıkıyor. Son olarak başlarını aşağı yukarı “evet” der gibi sallayan grup ise en şaşırtıcı cevabı veriyor, “yıllık üniversite harçları –ortalama- 646 Dolar’a yükseltilmeli”!

Evet, hepsi üniversite öğrencisi olan bu deneklerden, başlarını “evet” der gibi aşağı yukarı sallamak üzere koşullandırılanlar, para kendi ceplerinden çıkacak olsa da üniversite harçlarına zammı uygun görüyor, hatta destekliyorlar! 60 Dolar fark var deyip bu sonucu yabana atmayın, 1980’de öğrenciler için 60 Dolar fena para değil.

Bu deneyde herkes aynı mesajları dinliyor. Ancak kafalarını değişik yönlerde sallayarak, farkında olmadan kendi algılarını değiştiriyorlar ve böylece aldıkları kararlar farklılık gösteriyor. Bu durum, üzüntümüzün gözyaşlarına dönüşmesi, yani duygularımızın içten dışa aktarımının tersine; ağlarken gülerek daha mutlu olduğumuz örnekte olduğu gibi duygularımızın dışavurumu olan davranışların dıştan içe aktarımı ile açıklanabilir. Bu tip bir aktarım sadece duygularımızı değil, düşüncelerimizi de biz farkında olmadan değiştirebiliyor.

Peki, bu yöntemi bapilates topuşkalarının bir konuda olumlu veya olumsuz düşünmelerini tetiklemek için nasıl kullanırız? Sizce alışveriş merkezlerinde, büyük ekran televizyonlarda zıplayan bir topu izlerken “Zartshop mağazasında pilates topu sadece 50 TL, hemen alın!” konulu bir mesaj da arka planda aksa, 70’lik amcalar bile pilates topu almak için sıraya girebilirler mi? “Olmaz” mı diyorsunuz? Reklamları biraz daha yakından takip etmenizi öneririm.

Diğer yandan birisinden “hayır!” cevabı almamak için ona soru sormamamız gereken yerlerin başında neresi gelir? Bu bir sağa, bir sola topun gidip geldiği bir tenis maçı olabilir mi mesela?

Gelelim konunun başlığında bahsettiğim çocuklara nasıl şurup içirilir konusuna. Yakın dönemde kreşe başlayan oğlum, okul hediyesi olarak ilk virüsünü kaptı ve hastalandı. Tedavisi için kullandığımız şurubun içme vakti geldiğinde ise evde amansız bir mücadele içine giriyorduk. Ne doktor olarak verdiğim öneriler, ne baba olarak yaptığım görsel canlandırmalar işe yaramıyordu. Her seferinde, aslanlar tarafından köşeye sıkıştırılmış bir ceylan gibi bakan canım oğluma zorla kaşığı dayıyorduk. Sonuçta kaşıktakilerin yarısını üzerimize püskürtse de zorla güzellik yapmaya çalışıyor, ama pek başarılı olamıyorduk. Klasik bir şurup içmeyi sevmeyen çocuk vakası ile karşı karşıyaydık.

Derken, Cumartesi günü kahvaltıdan sonra, biraz “kafa sallama oyunu oynayalım” dedim ve oğlumla karşılıklı oturup kafalarımızı yukarı aşağı sallamaya başladık. İlk dakikanın sonunda “şimdi şurubumuzu içeceğizşurup içmek istemeyen çocuk, iyileşeceğiz” konulu bir şarkı uydurup biraz söyledik. Oyundan sonra yine kafamı “evet” der gibi sallayarak “Şimdi şurubumuzu içecek miyiz?” diye sorduğumda, bizim ufaklık da kafasını sallayarak “Evet!” dedi ve bizi hiç zorlamadan şurubunu içti. Benzer davranışları bir satış konuşması içerisine çaktırmadan yedirmek de mümkün, ama bunu daha sonra anlatırım.

Özetle, önce kendimizi sonra da insanları ikna etmek kolay ama ebeveyn olmak zor. 🙂

Yazıda bahsi geçen çalışmanın 1980’de yayınlanan makalesine ulaşmak için şu bağlantıyı kullanabilirsiniz: https://public.psych.iastate.edu/glwells/Wells%20pdfs/1980-89/Wells_Petty_1980_BASP.pdf

2 thoughts on “Çocuğuma Nasıl Şurup İçiririm?

  1. Çok güzel bir yazı olmuş. Kalemine sağlık 🙂 hiç böyle düşünmemiştim ama yine de sana minik bir enjektöre çekip kendisinin içmesini öğretmeni öneririm…

    • Teşekkür ederim 🙂
      Şahsen belli yaştaki çocukların tek başına ilaç içme kabiliyeti kazanmalarına pek sıcak bakmıyorum.
      Yine de enjektör kullanan bir çok kişi de tanıyorum.
      Bu arada eğer çocuğa ilaç kaşıkla içirilecekse, kaşığı dudaklarına ortadan değil, yandan değdirip içirirseniz, çocuğun öğürme refleksini tetiklememiş olursunuz.

Comments are closed.