10 Yıl Daha Uzun Yaşamanın Sırrı Burada!

Bu yazıyı okumayı bitirdiğinizde, ömrünüzü 7 dakika uzatmış olacaksınız. Burada yazılanları hergün uyguladığınızda ise 10 yıl daha uzun yaşama şansına sahip olacaksınız. İnanmadınız mı? Okuyun da görün bakalım.

Uzun yaşamanın sırrı için peşinden koşulan kutsal kâseler mi, yoksa insanı perişan eden “detoks” programları mı, ya da efsane diyetler mi sizin ilginizi çeken? Ya da günde 4-5 saat spor yapsak yeterli olur mu daha uzun yaşamaya? Belki de sadece gamsız olmak yeter, ne dersiniz?

Lafı daha fazla uzatmayalım, sadece 4 adımda sizin 7 dakika daha uzun yaşamanıza yardımcı olacağım. İlk adım için hazır mıyız?

1. Vücut Sağlığı: Kıpraş!

Şimdi değerli popomuzu saatlerdir oturmakta olduğumuz sandalyeden kaldırıyoruz, 3 adım atıp geri dönüyoruz; ya da kalkmak size zor geliyorsa, oturduğumuz yerden ellerimizi yumruk yapıp havaya kaldırıyoruz ve orada 5 saniye tutuyoruz. 1, 2, 3, 4, 5! Oley!
daha uzun yaşamak için eller havaya

Hareketsiz, sedanter bir yaşam sürmenin sağlığımızı olumsuz etkilediğini sağır sultan bile duydu. Tam tersine, biraz ek hareketin bile kalp, akciğer ve akıl sağlığımız için pozitif etkileri olduğu gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar ile kanıtlanmış durumda. O yüzden özellikle bütün gün bir masanın başında oturduğunuz bir işiniz varsa, ya da televizyon veya bilgisayar bağımlılarındansanız, ara sıra “eller havaya!” yapmanın size ciddi faydası olacak, bunu unutmayın.

 

2. Akıl Sağlığı: Şıkıdım Şıkıdım!

Şimdi iki elimizi birden 50 kez şıklatıyoruz, tam 50, ne 51, ne de 49! Parmak şıklatmayı beceremiyorsanız ya da elalemin size deli gözüyle bakmasından çekiniyorsanız; 100’den geriye 7’şer 7’şer saymanız da makbuldür. Hadi bakalım, oturmaya mı geldik? Şak, 1, şıkkıdı 2, şıkıdım 3!

Şimdi akıl sağlığımız, öz disiplinimiz ve irademiz biraz daha iyi bir hale geldi. Gerçekten, daha iradeli bir insanız artık. “Ne alaka?” demeyin. İradenin de bir kas gibi faaliyet gösterdiği ve çalıştıkça güçlendiği bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış bulunuyor. Dolayısıyla, 100’den geriye azmedip 7’şer 7’şer saymak, ya da 50 kez elinizi şıklatmak gibi basit görevleri tamamlamak için attığınız ufak adımlar sizi mental olarak daha güçlü kılıyor.

daha uzun yaşamanın sırrı elleri şıklatmak

 

3. Duygu Sağlığı: Arap kızı camdan bakıyor!

Bu yazıyı okurken içerideyseniz, en yakındaki pencereden dışarıya; eğer dışarıdaysanız da –dayak yeme riskini göze alıp- en yakın pencereden içeriye bakın. Etrafta pencere yoksa, Google’dan en sevdiğiniz hayvan yavrusunun fotoğraflarını aratın (örn: köpek yavrusu, kedi yavrusu, hipopotam yavrusu…).

Ne hissediyorsunuz? Biraz daha mutlu musunuz? Merakınız uyandı mı? Merak ve sevgi gibi pozitif duyguları uyandıran işler yaptığınızda, sağlığınızı bir adım daha iyi hale getirdiğinizi biliyor muydunuz? Hadi diyelim bunu daha önce bir yerlerde duymuş veya düşünmüştünüz. Peki 3’e 1 pozitif duygu oranından haberdar mıydınız? –“üçün biri” değil :).

uzun yaşam için yavru köpeklerNegatif duyguların sadece akıl değil, vücut sağlığımızı da olumsuz etkilediğini biliyoruz. Ne zaman sizi kötü hissettirecek bir olay yaşasanız, ardından size olumlu duygular uyandıracak 3 olaya şahit olduğunuzda, o kötü hissin sizde yarattığı tahribatı nötrlemiş oluyorsunuz. İşte buna 3’e 1 pozitif duygu oranı deniyor.

Mesela park ederken arabanızı mı sürttünüz? Park yerinin orada dolaşan kedi yavrusunu biraz sevin, eve gidince dolaptan bir dondurma çıkartıp yiyin ve son günlerde hoşunuza giden bir şarkıyı açıp dinleyin. Arabayı mı sürtmüştünüz? Kim takar yahu, şu şarkının kulaktan aldığı pasa, dondurmanın damağınızda bıraktığı tada baksanıza!

 

4. Sosyal Sağlık: Teşekkürler!

Hemen yakınınızdaki birisi ile 6 saniye boyunca el sıkışın. Yanınızda el sıkışacak kimse yok mu? Yeriniz mi dar? Öyleyse hemen telefonla, e-posta ile, SMS’le, Facebook’tan ya da Twitter’dan birilerine ulaşıp teşekkür edin. Herhangi bir şey için, içten bir teşekkür edin, minnettarlığınızı dile getirin. Bu noktada, nefes aldığımız her an için şükretmek de, bence işe yarayacaktır.

Artık sosyal sağlığınız daha güçlü, yani ailenizden, arkadaşlarınızdan, sosyal çevrenizden hayatla başedebilmek için güç topladınız. Sosyal gücünüzü arttırmak için birilerine minnettar olmak ve bunun için teşekkür etmek önemli bir adımdır. Ancak fiziksel temas bunu daha da güçlendirir.

El sıkıştığınız zaman, vücudunuzda oksitosin hormonu salgılanır. Bu hormon, “güven hormonu” olarak da bilinir. El sıkıştığınız zaman salgılanan oksitosin sayesinde karşınızdakinden daha fazla hoşlanır ve ona yardımcı olabilmek için kendinizi hazırlarsınız. Yani aslında, günlük hayatımızda yer edinmiş şeyler bizlerin biyokimyasal olarak şartlandırılmamıza da bağlı olabiliyor.

uzun yaşamanın özünde minnettarlık ve teşekkür etme

Yukarıda bahsettiğim gibi fiziksel, akli, duygusal ve sosyal sağlığını arttırmak için adım atan insanların ortalama 10 yıl daha uzun yaşadığı, 1000’den fazla bilimsel çalışmada gösterilmiş durumda. Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre ise Türkiye’de ortalama yaşam süresi 76,3 yıl (kadınlar 79,4, erkekler 73,7). Bu 4 egzersizi düzenli olarak yaptığınız her yıl size 0,13 yıl katıyor (10/76.3). Yani yıl başına 47,83 gün kazanıyorsunuz (*365). Bu da yılda 68.885 dakika ediyor (*24*60). Günde 188,72 dakika (/365). Ve en nihayetinde, bu egzersizleri gerçekleştirdiğiniz her saat başına 7,86 dakika kazanmış oluyorsunuz (/24).

Bana inanmadınız mı? Öyleyse bu teoriyi ortaya atan Jane McGonial’ın TED konuşmasına bir göz atın derim. İlgili videoyu Facebook sayfamızda paylaştım. Şimdi iş, bu ekstradan elde ettiğimiz 7 küsür dakikayı nasıl değerlendireceğimizi belirlemeye kalıyor…

Haydi elleri görelim!